Değişim

 




Geçtiğimiz Eylül ayı

Uzun yıllardır üzerime eklediğim kilolardan kurtulmanın yolunu kendimce aradım. Aklınıza gelebilecek her türlü yöntemi denedim. Keto diyet, aralikli oruc tutma diyeti, spor, bazı şok diyetler mi dersiniz.İstediğinizi ekleyebilirsiniz benim listeme…


Sevgili Yücel Abim ve Ben( İlkokul Yılları)



Çocukken aslında kilolu değilmişim. İlk kilo almaya, ilkokul döneminde dördüncü sınıfta başladım. Bunu çok net hatırlıyorum çünkü sırayla tartıya çıktığımızda, değerli Hüseyin öğretmenimin suratındaki tatlı gülüşle birlikte, benim gözlerime bakıp, sanki çokmuş dercesine kafasını sallayışını unutmam. Bizim dönemimizde okullarda her yıl öğrencilerin kilo ve boy ölçüleri kayıt altına alınıyordu.İşte bu dönemde, benim içime kapanma, toplum içinde konuşmama, aşırı utangaçlık  başladı.

Ortaokul ve lise yıllarında da kilom artmaya başladı. Nereye giderseniz gidin, insanlar bir yorum, bir bakış ya da  alaycı taraflarıyla yaklaşıyorlardı. Sanki, sizin hiç duygularınız yokmuş gibi davranabiliyorlar ve özellikle çocuk ya da ergen demeden ağzına ilk gelenleri söyleyebiliyorlardı. Öyle bir duruma gelmiştim ki, artık hangi kıyafet alırsam, beni zayif göstersin de ne olursa gibi hareket ediyordum.Birgün, akraba ziyaretine gidince,  beni ilk defa gören birileriyle karşılaştım, ben gayet kibar ve nazik şekilde kendimi tanıtırken, yanımdaki büyüğüme dönüp “Çok kilolu” dedi. O an, başımdan aşağıya kaynar sular dökülmüş gibiydi ve kendimi ilk defa tutamadan ağlamaya başladım. Sonra bu lafı söyleyen kişi de kendini kötü hissetti ve özür dilemeye başladı ama artık çok geçti… Ben bir ergen olarak buna dayanamamıştım.

Benim aileden gelen,bir kilo problemim olduğunu biliyordum.Çünkü ailemde ve akrabalarımda kilo genel olarak bir yaramiz. Genetik yönü de var yani.


 Sevgili Oktay Abim ve Ben ( Lise yılları)


Liseyi bitirdiğim yaz, kendimce bir diyet yaptim ve  sporla bu diyeti destekleyince, fazla kilolarimdan kurtulmuştum. Öyle bir rahatlık ve özgüven gelmişti ki bana anlatamam. Demek ki başarabiliyorum ve insanlarin, toplumun bana bakışı değişecek diye seviniyordum.

Aslında, öyle çok zayıf olmadim, yine hafif topluydum ama o eski aşırı kilolarim yok olmuştu.

O yaz, turizm otelcilik iki yıllık ön lisans programını kazandım ve Ankara Üniversitesi’nin Çankırı yerleşkesindeki kampüsünde okumaya başladım. Okuldayken, kilo almamak için,günde sadece bir öğün ile besleniyordum ya da bir günümü sadece bir paket diyet bisküvi ile geçiştiriyordum. Hayatımın hiçbir döneminde , şöyle şunu bir yiyeyim deyip de doya doya yiyemedim. Bir dilim poğaça yada tatli yediysem, ardindan kendime icten ice kızdım, yargıladım hep kendimi. Okul bitip, iş hayatı filan derken kilo kontrolüm iyiydi. Yıllar geçince, nişanlandım ve yine diyetteydim evet! Gelinliğe daha da zayıf girmek için elimden geleni yapmaya çalıştım ve başardım tam 53 kilo olmuştum sanırım 58 filandim. Evlendikten sonra dikkat etmeme rağmen, hamilelikle birlikte kilo aldım ve üstüne ikinci hamilelik derken, neredeyse iki tane Olcay olmustum. Ama ne kadar uğraştıysamda bu kilolardan uzun yıllar kurtulamadım. Doğum  sonrası kilolarım benim kabusum olmuştu. Bu durumdan ben de hic memnun değildim ama bir türlü kurtulamıyordum. Ne kadar çabalasam sadece bir kaç kilo kaybediyordum o kadar. Biraz kilomu 2014 yılında kaybettim ama çok kayde değer değildir. Her zaman kilo vermiş insanların nasıl basarılı olduklarını okuyup, bulmaya çalıştım.

Aslında kendimden çok çocuklarıma örnek olmak istiyordum. Çünkü biliyorum ki ne kadar sağlıklı beslenip, yaşamalarını söylesemde önce benim örnek lazım onlara canlı olarak.Birgün bir arkadaşım online diyet uzmanı bilgilerini verdi. Ama nasıl olur? İyi midir filan kafamda sorular vardı. Yani tam emin olamadım. Sonra ayni arkadaş Türkiye’den bir uzmana danışarak kilo vermeye başlayınca, önümde canlı örneği görünce tamam dedim. Zaten bir bu kalmıştı denemediğim. Bir diyet uzmanı ile online çalışmaya başladım ve şimdilik iyi gidiyor. Kendimi daha sağlıklı, daha zinde ve mutlu hissediyorum. Henuz 9. Hafta oldu ve ben kendimce uğraşıp, veremediğim kilolarımdan yavaş yavaş kurtuluyorum. İnşaallah böyle de devam eder. Şimdiye kadar on kilo kaybettim. Bu benim icin büyük bir  mucize. Ben kendi kendime bu kadar kısa sürede hayatta  bu kadar kiloyu veremezdim.

Dünya genelinde kadınların vücut yapıları ile ilgili ön görülen normlardan ve bu klişe  kurallardan sanırım kurtulmamız biraz zor görünüyor. Bir kadının dış görünüşüne göre yaşadığı toplumda, sosyo-ekonomik özgürlüğünü, etkileyecek kadar etkili olduğu bir çağdayız.Kadınların uzun boylu olanı, müdürlük, yöneticilik gibi makamlara tercih edilebiliyor, sırf dış görünüşlerinden dolayı. Aslında bu konuda cinsiyet farkı yok. Erkek, yada kadın fark etmez aynı şekilde  fiziksel görünüşüne göre değerlendiriliyor.

Reklam kampanyalarında kadınlara daha çok yer verilmesi ve bu vesile ile aktivistlerin, eşitlik, hak,hukuk savunucularının dünya genelinde yaptıkları çalısmalar sayesinde artık Türkiye ortamını tam bilemiyorum ama Amerikadaki büyük şirketler reklamlarında, yada ürün kataloglarında her çeşit beden ölçülerine sahip kadınlara yer veriyorlar. Son beş,altı yıldır değişmeye başladı bu durum.Kadınların yıllarca hizmet, reklam ve tanıtım işlerinde bir nesne olarak gösterilmesi biz kadınların her zaman büyük bir yarasıdır. Biz kadınlar dış görünüşümüzle değil,her zaman yaptığımız güzel işlerle ve karakterimizle, çevremize kattıklarımızla  anılmak ister ve kıymetimizin bu yönlerimizle bilinmesini isteriz. Bütün kadınlar kendileri için en iyisinin ne olduğunu bilir ve o noktaya ulaşmak için çabalar. Bazen kadınlarımızın zamana ihtiyacı vardır. Kendilerindeki o gücü bulmaları için yüreklerindeki parıltının açığa çıkmasını beklemek zorunda olabilirler.

Çünkü kadınlar hayatlarını erkekler gibi savrularak ya da günlük kararlar vererek yaşamazlar, kadınlar ileriyi görmeden o günler için planlar yaparak yaşarlar hayatlarını. İşte bu yüzden, yaprak gibi savrularak yaşamları için kararlar almazlar. Onlar bu sebepten dolayı iş hayatlarında da ve yaşadıkları toplulukta da yeri gelir sessiz kalarak etkili, kararlı bir yer edinmeye çalışırlar.

Buraya kadar aslında kadınlarımız için adanmış bir ay içinde olmamızdan dolayı bu kadar kadınlarla ilgili dış görünüşüne karşı yapılan haksızlıklardan bahsettim ama aslında az önce de belirttiğim gibi sadece kadınlarımıza değil, erkeklere yada başka cinsiyetteki insanlara da yapılan bir yanlış yaklaşım olduğunu biliyoruz. Bunun en etkili örneğini ben kendim, Amerikan Baskanlik seçimlerinde takibe başladığım Yunus Emre adlı bir genç kardeşimize,Amerikan  siyaset analizcisi,yapıldığını gördüm.İnsanlar, onun yazdığı twitlerinin altına, artık televizyona çıkıyorsun, kilolusun kilo ver gibi yorumlar yazıyordu. Ne kadar ayıp bir şey, size ne herkesin evinde aynası var, kendini tam boy aynadan herkes görüyor. Size ne yani, insanların kilosundan, ya da dış görünüşlerinden. Bu ve bunun gibi daha cok örnekler var hayatımızda. İnsanlar kendilerini öyle bir yere konduruyor ki, sanki dile getirince, ağızlarına her geleni söyleyince yada sosyal medyada yazınca kendilerini bir şey zannediyorlar. Oysaki, herkesin hayatı kendine size ne kardeşim! Bir kişi kendi vücudundan memnun değilse, sağlığı için yapması gerekiyorsa kendi isteğiyle ile kendini değiştirmek istiyorsa değiştirir. Onun dışındaki verdiginiz akıllar, açık sözlülüğünüz ya da senin iyiliğin için söylüyorum, dost acı söyler, kavramlarını bir yana bırakın ve kendi hayatınıza bakın.

Çünkü böyle söylemler  bizim kültürümüzün adabı mahareşet kurallarında yoktur.

Ben kendim yıllarca uğraştığım  ve sonunda bu yıl kurtulmak istediğim için başladım bu yolculuğa.Umarım istediğim neticeyi alıncaya kadar da devam ederim ve içimdeki azim ışığım sönmez .



Bu sabah iş yerimde😊


Tabiki kolay olmuyor, bazen kendimi çok yorgun hissediyorum. Çocuklarım  benim bu halimi görünce,anne bence bir şey ye diyorlar. Aslında aç kalmıyorum ama kilo kaybı olduğu zaman vücudum kendini alıştırana kadar bir yorgunluk olabiliyor sonra ertesi gün geçiyor. Dengeli ve düzenli beslenmeyi öğrendim. Önceden bildiğimi sanıyormuşum ama şimdi porsiyon önemini daha net anlıyorum. Kilo verdikçe, kendimi daha sağlıklı, mutlu ve zinde hissediyorum. Şimdi(pandemi başladığından beri ilk defa) bir kafede kahvemi yudumlayarak sizlere bu blog yazımı yazıyorum  ve Feridun’da flat pizzasını yiyor. Ne diyeyim “Afiyet olsun!”

Sevgilerle,


Comments

Popular posts from this blog

Televizyon Programı Deneyimim

Yılın Anneleri: Bekar Anneler