Türkan Şoray’a Teşekkür
O gün, yine sette saatlerce çalışmıştı ve ara verdiğinde gözüne önlüklü bir kız çocuğu ilişti. Ona doğru yürümeye başladı, küçük kız gözlerine inanamıyordu.Karşısında yürüyen kişi, Türk Sineması'nın ve Türkiye’nin Sultan idi. Kızın yanına gelince, “Yavrum, nereye gidiyorsun?” diye sordu. Kız çocuğu biraz heyecanlı, biraz çekimser ”Okula efendim,bizim mahallemizde okul yok,o yüzden Hisar Yokuşu’na doğru yürüyorum. “Türkan Sultan gözlerine inanamadı. Nasıl yani, o kadar yolu yürüyor musun? Üstelik yol bile yoktu oraya bu yüzden ki kızcağızın ayakkabıları çamur içerisindeydi. Biraz daha konuştuktan sonra dünya güzeli çocukla, Sultan setine geri döndü. Set dediysek, öyle bugünlerin seti gibi aklınıza gelmesin. Hani her oyuncunun kendine ait karavanı, kostümleri ve yanında asistanları olan setlerinden bahsetmiyoruz burada. Önceden, yani Yeşilçam zamanında oyuncular filmlerde kendi kıyafetlerini sağlarmış ve dinlenecek yerleri de genelde set yakınındaki yerlermiş.Yani setin içinde ...