Nasilsiniz?
Kimi sosyal medya sitelerinde gördüğümüz yazılarda ise, sevdikleriniz sizi aramiyorsa ve surekli vakit darlığından şikayet ediyorsa bu onlarin size oncelik vermedigi anlamina geliyor gibi yorumlari okuyoruz. Ben buna katılmıyorum. Sebebi de kendi deneyimim.Kendimden biliyorum, o kadar yogun geciyor ki vakit, arada sevdiklerime birakin telefon açmayı mesaj atsam mutlu oluyorum.
Onlari bu yoğunluğun icinde arayamam sevmediğim anlamına gelmiyor. Çünkü her insanin kendine özgü bir hayat stili var. Çevremizdeki insanlarin bu yasam stillerine saygi duymamiz gerekiyor. Onlarla olan iliskilerimizi bu saygi cercevesinde gerceklestirmemiz gerekiyor.
Ne çok arkadaşım, akrabam var aslinda onlarla yaptigim sohbetlerin kokusu burnumda tutuyor.
Biliyorum ki herkes ayni degil. Benim gibi çalışan biriyseniz aksama eve geçince de herkesi telefonla arayip rahatsiz etmek cünkü ailesiyle vakit geçiriyordur, yada dinleniyordur diye dusunuyorsunuz. Iste bu ve bunun gibi seyler yuzunden hayat akip geciyor sizde sevdiklerinizle geçirdiğiniz anılara sarilabiliyorsunuz.
Pandemi baslamadan onceki donemlerde de vardi boyle bir sey hayatimizda.
Pandemi surecinde bu surec daha da kötüleşti. Çünkü kimseyi gorememek, eski sohbetlerinizi yapamamak, sosyal çevrenizin değişmesi ve bunun gibi faktörler hayatimizi daha da zorlastirdi. Hicbir sey eskisi değil. Arkadasinizi maske ile kapidan ziyaret etmek bile iyi geliyor ama, nerede o eski sarılmalarımız, kucaklasmalarimiz. Özellikle bayanların hayatlarında sarılmanın, kucaklaşmanın büyük bir psikolojik etkisi oldugunu biliyoruz. Öte yandan, sukran duygumuz var, yani herseyin kötüsü de olabilirdi hayatimizda buna da sukur diyen bir nesiliz. Evet cok sukur halimize ama, su donemde hepimizde biliyoruz ki, agzimizdan cikan hicbirsey aslinda kesinlikle bizim kendi duygularimizi aktarmiyor. Evet, ayakta dik durmaya çalışıyoruz, çok sukur ailemiz sevdiklerimiz saglıklı diyoruz, isimiz var diyoruz memnun olmasak da polyannacılık yapıyoruz. Ama hepimizin içinde fırtınalar kopuyor.
Aileme, sevdiklerime ve çevreme elimden geldigince yardimci olmaya ve onlar için orada duran bir Olcay olmaya calisiyorum. Fakat bazen icim kan agliyor, kendimi bir köşede ağlarken bulabiliyorum, yada baska bir vakit sadece beni gulumsetmesi icin actigim bir televizyon serisiyle kendimi dinlendirmeye calisiyorum. Bir başka vakit, kendimi delice mutfakta kek ve kurabiye turu seyler yaparken bulurken, baska bir vakit hareketli muzik esliginde spor yaparken kalbimin sızladığını hissediyorum.. Bir başka gun, evin okuma kosesine çekilmiş bir Olcay'ı sessizce kitap okurken, merdivenden inen çocukların” Anne” sesiyle kendine geldigini goruyorum. Aslında cogu zamanda fotograf albümlerinde daldigim günlerde eskileri yad ederken o günlerin kıymetini ekstra bilmem gerektiğini hatırlıyorum. Ah su albümler, albümler! Ne guzel anilar biriktiyor bizler için ve böyle zamanlarda bir siginma alani oluyor bizler icin.
Hayat dedim iste, bir de benim gibi sizi de gurbete göndermişse hayat, o zaman bu yazdıklarımın hepsini iki ile çarpın derim. Çünkü, ancak o zaman ayni ve eşit derecede olur. Sarılmasanızda gordugunuz aileniz, akrabalarınız ve dostlarınız yetebilir bir derece. Gurbetçiler ise, hem kendilerinin dertleri ve sıladakilerin derdiyle yasar. Siladiklere gore, siz secmissinizdir gurbette yasamayi ve onlarin gozunde onlardan ayri yasami siz istemissinizdir.Oysaki, yasadiginiz sartlar belki sizi gurbetci olmaya yonlendirmistir. Ama olsun, sıladakiler bunu anlamazlar.
Arkadaş, dost cevreniz vardır ama kimseye tam olarak iyi yada kendinizi kotu hissettiğinizi söyleyemezsiniz. Çünkü insanların kendi dertlerine bir de bizimkileri eklemesin mantığı ile hep ayni şey çıkar agzimizdan,” iyiyim.”
Peki gerçekten iyi miyiz?
Ben soyleyeyim degiliz. Hayatin verdigi hangi role sahip olursanız olun su hayatta bence bu pandemi döneminde hiçbirimiz iyi değiliz. Sen, her gün ise giden arkadas, her şey ayni mi işyerinde? Sen, her gun cocugunu okula birakan ya da evden eğitimini destekleyen kardes her sey ayni mi hayatinda? Sen, her yil sevdiklerini ziyarete giden kardes, her sey ayni mi hayatinda? Peki ya sen, evin tatli cocugu arkadaslarinla sosyal iletisimin ayni mi?
Bütün bu sorulara değişik cevaplar verebilirsiniz. Ama bence hiçbiri pozitif degil. Hic bir sey ayni degil hayatımızda.
Yasam seklimiz tamamen değişti. Gecen yazilarimda da dedigim gibi sanki bir korku filmi sahnesi içindeyiz. İlk zamanlar zor gelse de zamanlar alistik.Simdi de gayet normalmiş gibi davranıyoruz ama hic normal bir durumda degiliz. Cocukların koştura koştura oynadıkları ve neşe cigliklarinin yankilandigi parklar bile bomboş.
İnsanlar birbirine ne kadar yardimci olmaya çalışsa da bir seviyeden sonra herkes kendi basinda kaldi.
Çevremize sahte gulucukler atmaya basladik. Aslında hepimiz biliyoruz iyi değiliz ama iyiyiz deyip geçiştiyoruz kendimizi.
Umarım bu zor donemi hepimiz en az sekilde hasar alarak atlatırız.
Sevdiklerimizle hasretle kucaklasacagimiz günlere en kısa zamanda ulaşmamız dileği ile,

Comments
Post a Comment