Sonbahar
Ekim ayinin son günlerine yaklaşırken, havalar soğumaya başladı ve agaclarin yapraklarinin renk değiştirmesiyle, buralar o kadar güzel oldu ki anlatamam. Her mevsimi çok severim ve her mevsimin ayrıca güzelliği olguna inanırim. Yemyeşil olan yaprakların bir ahenkle sari, kirimizi, turuncu, kahverengi renklere dönüşmesi adeta bir mukembel sanat eseri...
Yaprakların dökülmesiyle bazen bir hüzün çöker icimize. Cünkü, bu size hayatta elimizden kayıp gidenleri, ötelere ugurladigimiz kıymetlilerimizi hatırlatır. Sonbaharda dinlegimiz şarkılar da, okuduğumuz kitaplar da farklılık gösterir.
Turkiye'de yasarken, sonbaharda arkadaslarla açık hava gezilerine cikardik haftasonlari. En sevdiğim yerlerin basında da; Abant, Bolu ve Masukiye gelirdi. Cankir' da turizm okurken, arkadaslarla Cankiri Kalesi'ne cikardik. Ne güzel gorunurdu buradan butun sehir.
Burada ise, doga parklarina yürüyüşe cikiyoruz. Cok güzel doğa güzellikleri olan parklar var etrafımızda bu konuda kendimi çok şanslı hissediyorum. Pennsylvania, gercekten yeşillikleriyle ve doğal güzellikleriyle harika bir eyalet. Haftasonları, esimle ve cocuklarla orman yürüyüşleri yapıyoruz. Bu bizim icin artık bir aile aktivitesi.
Gecen yazımda da bahsettigim gibi, pandemiden dolayı es, dostla görüşemeyince artık kendimizi boyle aktiviteler yaparak rahatlatmaya calisiyoruz. Butun gun evden okula internet uzerinden bağlanan çocukların psikolojisinin çok etkilendiğinin farkındayız. Ervagul simdi liseye, Nuh Vefa ise orta sona gidiyor. İnanması zor olsa da yıllar çok çabuk geciyor. Hayatin hızına yetişmek gibi bir derdim yok artık. Sadece, yasadigim her gun icin şükrediyorum Allah'a ve elimden geldiğince düzgün bir şekilde yasamaya calisiyorum. Ailem ve sevdiklerim icin şükrediyorum. Pandemi zamaninda insanlarin ailelerine ve sevdiklerine düşkünleri daha da arttı. Ki olması gereken o degil mi zaten? Insanlar yogun olabilir ama unutmayın bir telefon uzakliginda herkes. Amerika'ya geldiğim ilk zamanlarla şimdiki zaman arasında teknolojik fark arasında daglar var. Onceden sadece kontörle arayabilirdik Turkiye'yi simdi internet uzerinden görüntülü ve ücretsiz arayabiliyorsun. Bunun ne kadar büyük bir nimet oldugunu yeni nesil anlamayabiliyor. Mesela benim cocuklar :) Onlara bundan bahsedince gülümsüyorlar, anlamıyorlar.
Evet onların anlamayacagi, hatirlamaycagi o kadar çok teknolojik degisiklik var ki simdi. Ben lisedeyken, bir öğretmenimiz ilerde okul denen bir şey olmayacak, her şey bilgisayar uzerinden olacak demisti. Biz de sasirmistik ve de öyle bir seyin imkansız oldugunu öğretmenimize anlatmaya calisiyorduk. Lakin, pandemi ile birlikte simdi dünyanın nerdeyse her yerinde okullar internet uzerinden ve uzaktan eğitim ile oluyor. (Tabiki onceden bazı okullar, üniversiteler online idi) Bunu benim cocuklar yapıyorlar ve ben de internet uzerinden öğrencilerime ders anlatıyorum. Hayat, hızlı gidiyor yine bize göre. Gecen Perşembe 'den beri, ben de tekrar evden calismaya başladım. Malum, gecen yazımda bahsetmiştim, Kovid testi pozitif çıkan bir arkadastan dolayı karantinadayım. Test oldum ve sonucu geldi. Cok şükür negatif cikti ve ben artık evde maske takmiyorum. Ama hala karantinam devam ediyor. Simdiye kadar bir hastalık belirtisi olmadı. Hepimiz çok sevindik...
Sonbaharin gelmesiyle dunya uzerinde Kovid vakalarinda yukselis basladi ve ikinci, ucuncu dalga başladı. Mesela, Fransa ve Belçika'da sokağa çıkma yasağı uygulamaya başladı. Turkiye'de de vaka sayılarında artışlar yükseliyor. Amerika ise, maalesef dünyadaki en kotu ülkelerden birisi. Ne yazik ki, basından beri iyi yönetilmeyen bir sürecin yanısıra, bu virüse inanmayan insanlar bu konuda hiç yardimci olmuyor. Baskanlik secimlerinin de yaklaşmasıyla birlikte adeta bir propoganda olarak kullanılan virus burada bir çok insanin hayatini kaybetmesine sebep oldu. Hatta öyle bir hale geldi ki, neredeyse maske takmak ile takmamak kisilerin siyasal görüşlerinin gorstergesi oldu. Baskanlik secimlerinde, bu hafta sonu esim ve bende oylarimizi kullanıp, posta ile gonderdik. Sizlere, sonbari yazarken, bir yandan da en sevdiğim klasik müziği dinliyorum. Klasik müziğin üstadlarından Bach'in "Sonbahar" dinletisi. Daha önce dinlemediyseniz eger, eline aldiginiz sıcak cay bardağı eşliğinde pencerenizden disari bakarak Bach'in "Sonbahar" dinletisini ruhunuzda hissedebilirsiniz.



Comments
Post a Comment