Bir iken iki olmak, iki iken üç olmak..
Evlilik için, bir insanin hayatinin en büyük projesi demişti değer verdiğim bir abim.
İki farklı aile tarafından yetiştirilmiş, eğitilmiş iki insanın bu birikimlerini yanlarına alıp, bir hane içinde yaşamaya çalışması ve önceleri sadece ben iken, biz olmaları.
Ya da takva boyutu ile, iki insanın Allah rızasi için yaşamlarını birleştirmeleri..
Nasıl tanımlarsanız tanımlayın evlilik gerçekten de büyük bir değişim insanın hayatında.. Güzellikleri, sadakati, bereketi, huzuru, birlikteliği,anlayışı, vefası ve daha aklıma gelip de yazamadıgım şeyleri icine alıveren sürpriz bir hediye paketi...
Bahar mevsimi bütün güzelliği ile gelmiş ve agir bir kış mevsiminin ardından icimiz ısınmaya başlamisti. Etraftaki agaçların çiçekleri açmış, kuşlar ötmeye başlamiştı. İstanbul' da da bahar mevsimi güzel geçerdi, hele ki Lale zamani İstanbul'un o muhteşem manzarasina bir taç gibi konardı. Burada ise, daha fazla yeşil olmasindan dolayı sanki her yer bir yağlı boya tablosu gibiydi.
Bahar mevsimi ile günlerimiz yavaş yavaş uzamıstı. Bu sayede iş cıkıslaı artık doğal parklara gitmeye başlamiştık. Eşim ve ben otelde çalışıyorduk. Yeni arkadaşlar edinmiştik ve her geçen gün yeni maceralar yaşıyorduk gurbet ellerinde...
Ve biz de aramıza bir küçük bebeğin katılacağını ögrendiğimizde çok sevinmiştik. Fakat bir taraftan da nasıl bakacağımızı düsünmeye başlamıştık. Ailelerimizden uzak olmak bizi tedirgin etmışti. Sonraları ise, buradaki eş, dost sagolsun herkes hem tecrübelerini bizimle paylaştı,hem de o gün geldiğinde yanımızda oldular.
Bebeğimizin sağlık durumunu ve cinsiyetini elimizde olmayan nedenlerden dolayı - bu da ayrı bir imtihan dönemiydi bizim icin- ancak ben beş aylıkken öğrenebilmistik. Çok sükür 2 Aralık 2005 akşamı, saat 20:10 itibariyle Mary Ervagul ' ü kucağımıza aldık. Onu bize emanet olarak veren Allah'a hamd olsun!
Comments
Post a Comment