Oyuncak

      Bu sabah kahvalti yaparken cocuklarimla birilikte eski ama sanirim klasik bir ingiliz filmi izledik. Filmde annesi vefat etmis babasi da esinin olumuyle sadece isini dusunen bir baba var. Cocuguna ayirmasi gereken zamani ayirmiyor ve en onemli bayramlarinda cocugunu babaannesine birakiyor... Cocuk da kimsenin onu sevmedigini dusunuyor ve kendine oyuncaklariyla bir dunya yaratiyor hayalinde.... ve hep orada kalmak istiyor.... fakat tavsan oyuncagi da hep gercek olmak istiyor.... olaylar boylece gelisirken siz bir izleyici olarak en ufak seyin insanin cocuklugunda ne kadar onemli oldugunu dusunuyorsunuz.Bir yandan da akliniza cocuklugunuzdaki oyuncaklariniz geliyor.
     Benim de aklima pembe ayicigim ve mavi tavsanim geldi. Pembe ayicigimi abim almisti hic unutmuyorum her gun isden gelince" Bana ne aldin? " diye sorardim. Hatta bazen calsitigi yeri ariyip siapris bile verirdim :) Cocukluk iste. Pembe ayicigim hala duruyor hatta Turkiye ye her gittigimizde simdi benim cocuklarim onunla oynuyor.Ama mavi tavsanima ne oldu bilmiyorum.Onu da hic unutmuyorum elindeki havucunu da...
Simdi soruyorum kendime acaba neden onemli bir cocuk icin oyuncak ve  buyunce de neden unutamiyoruz????

Comments

Popular posts from this blog

Televizyon Programı Deneyimim

Yılın Anneleri: Bekar Anneler